2 Mart 2014 Pazar

6-7-8-9 Şubat "Nükleersiz Gelecek" Etkinliğimiz







Belki biraz çılgınlıktı biraz da cahillik. Sadece iki kişi çıktık bu yola. Asılacak olan bir afiş idi iki kişi de imza toplayacaktı; Ankara'da bu etkinliği yapacağımıza göre kaç kişi ilgilenir diye de düşünmedik değil. İşte cahillik bu noktada devreye girdi ilk cahillik konumuz; bilememişiz 10 kişi olduğumuzda bile yetişemediğimiz bir ilgi olacağını. Yanımıza gelip fikrini beyan eden herkes bize umut verdi yalnız olmadığımıza dair; hani bizim kırık kalplerimizde "Kim ilgilenir ki?" sorusu hüküm sürüyordu bize fikrini beyan eden her kişi ile ortadan kalktı. 

Ayrıca burada belirtmek gerekir ki bu Ankara Yerel Grubu olarak bizlerin ilk cahilliği idi. Üstelik bu şeker cahilliğimiz ilk etkinliğimiz ile ortaya çıkmıştı. Yani tahmin bile edemezsiniz kalplerimizin nasıl havalandığını, yanılmışız işte bundan güzeli var mı diye daha da şevklendiğimiz her anı size anlatabilmek isterdim; ama ne zaman buna izin ne de bu yazı.



Her gün 13.00 ile 15.00 arasında kalplerimizi havalandıran ve yalnız olmadığımızı bize gösteren yaklaşık 2000 imza topladık, yaklaşık 5000 kişi ile sohbet ettik.Biz neden istemediğimizi anlattık, gelen cevaplarla Uluslararası Hukuka ve Ulusal Hukuka aykırı olan noktalardan bahsettik, ekonomiyi tartıştık, doğayı konuştuk, yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji hakkında projelendirmelerdeki sıkıntılardan bile bahsettik. Böylece anladık ki 1931 doğumlu olan amcamızdan 2007 doğumlu arkadaşlarımıza kadar biz olan biteni anlatabiliyoruz ve destek görebiliyoruz. Hukuka bu kadar önem verildiğini o güne kadar anlamamıştık ve anladık ki " Hakim, peygamber postunda oturur." diyen bu millet hukuka sahip çıkıyor. 



Bizi gören emekli bakan danışmanları, emekli bürokratlar ve emekli sendikacılar gözleri dolarak bakarken bazıları "Geleceğinizden vazgeçmeyin çocuklar, biz sizin yanınızdayız." dedi. Bazıları " Neden daha sık sokağa çıkmıyorsunuz, gençler sustukça yaşlılar yaşamı önemsemez. Sizi daha fazla görmek istiyoruz, bu hayat sizin." derken aslında bizim geleceğimizi tehlikeye atanlar arasında kendilerinin de olduğunu anlayabiliyorduk.



Balon dağıtılan süreçte yüzü boyalı arkadaşlardan kimi çocukların korktuğunu, kimi çocukların ise merakla yaklaştığını gördük. Onların dikkatini çeken balon olmuşken, bizi mutlu eden ise yüzleri boyalı arkadaşlara "Neden boyattın?" veya "Neden balona benziyorsun?" gibi sorular oldu. Bazı çocuklara aileleri anlattı, bazı ailelere biz anlattık; ama sonuç olarak hepimiz bir olduk. Küçük bir arkadaşımızın, yüzü boyalı arkadaşlardan birinin elini tutarken, diğer elinde balon tuttuğu an hepimizin yüzünde hâlâ bir gülümsemedir. 

   












   Yanımıza gelen öğretmenler ve kolluk kuvveti mensupları, emekli subaylar ve öğrenciler, memurlar ile kamu görevlileri, Çankaya Belediyesi görevlileri hepsi Hukuk çerçevesinde ve Hukuka uygunluk istenerek denilen "Nükleere Hayır" ifadesine saygı gösterdi. 
Peki bu süreçte hiç mi ters bir olay ile karşılaşmadık, elbette ki karşılaştık. Etrafta kolluk kuvvetlerinin olması da bize güç kazandıran bir husustu. Gelelim bu ters olaya; üç kişi gönüllü arkadaşlarımızın üzerine yürüdü. Arkadaşlarımız Hukuktan bahsederken hukuk kimin umurunda ben cebime girecek paraya bakarım siz bunu

engellemeye çalışıyorsunuz, vatan hainisiniz gibi ifadeler arkadaşlarımıza sarf edildi; arkadaşlarımız saygısızlığa mahal vermeden hukuk üzerinden konuşmaya devam edince şahıslar uzaklaştı. Yaşanan bu gerginliğin üzerine bizi ziyarete gelen kolluk kuvveti mensuplarının "Bir daha size öyle hitap edecek biri olursa biz insanlık için buradayız diyin ve konuşmasını kesin." şeklinde destek olması bize güç kattı. 

Gelelim ikinci cahillik konumuza; bu etkinliği dört gün planlamak. Soğuk, yağmur, susuzluk, açlık, ayakta durma, hazırlık aşamaları, balonlar, variller... derken kendimizi nasıl harap ettiğimizi görememişiz. Pazar günü yağmurun da yağması ile afişleri varillerle birlikte çadır haline getiren GP ekibinin " yağmur çamur demeden, nükleersiz yaşa sen" diye bağırışları Sakarya caddesinde duyuldu. Yağmur altında da imza toplamak için çalışan arkadaşlarımız, sokakta kimse kalmayana kadar vazgeçmedi. Yağmur yüzlerindeki boyaları yıkarken, onlar eşyalarını toplayarak uzaklaştılar. 

 Akkuyu ÇED Raporu'nun oylanacağı gün yapılan bilgilendirme çalışması ve GDO için yapılan nohutlu pilav  eylemi dışında Ankara Yerel Grubu'nun kendi fideleri ile Eymir'de ağaç dikme, Eymir'de bisiklet turu düzenleme etkinliklerine üçüncü olarak eklenmiş olmasına rağmen Ankara Yerel Grubu Gönüllülerinin ilk göz ağrısıdır diyebiliriz. 

Bizlere yalnız olmadığımızı gösterdiğiniz için teşekkür ederiz, sizlere birlikte sokaklarda yürüyebildiğimizi gösterebilme fırsatını bize mümkün kıldığınız için de teşekkür ederiz. 

Eski Yeni Bar'a varillerimizi saklayarak bizi taşımaktan kurtardıkları, aç karınlarımızı doyururken bize kolaylık sağladıkları, bizi ısıtları, hazırlanmamıza ve temizlenmemize izin verdikleri için tekrar tekrar teşekkür ederiz. 

Varilleri Kızılay'a kadar taşıyabilmemiz için gereken aracı temin etmemizi sağlayan Halkevlerine de teşekkür ederiz. 

Yanımıza gelen, bizimle sohbet eden, bize güç veren, bize karşı kendi görüşlerini savunan, santral yapılmalı veya yapılmamalı diyen her ne olursa olsun görüşümüze saygı duyan herkese tekrar teşekkür ederiz.


Greenpeace Ankara Yerel Grubu       
       Adına                          
Ankara Yerel Grubu (Gönüllü) Kampanyacısı
    Selcen BAYÜN